HÜSNÜ AĞABEY CUMHURİYET RESEPSİYONUNA KATILDI

Paylaş

Share on facebook
Share on linkedin
Share on twitter
Share on email

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı münasebetiyle bir resepsiyon verdi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki resepsiyonda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 93 yıl önce kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tarihten silinmeye çalışılan bir milletin şahlanışının sembolü olduğunu vurgulayarak, “Cumhuriyeti bir kopuş olarak değil, bir devamlılık, yeni ve daha güçlü bir başlangıç olarak görmeliyiz. Türkiye Cumhuriyetini, Cumhurbaşkanlığı Forsundaki 16 yıldızda anlamını bulan 2 bin 200 yıllık devlet geleneğimizin, bu topraklardaki bin yıllık varlığımızın son halkası olarak değerlendiriyorum” dedi.

Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin talebesi ve mutlak vekili Hüsnü Bayramoğlu Ağabey Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın özel davetiyle külliyedeki Cumhuriyet Resepsiyonuna iştirak ettiler. Hüsnü Ağabeye Hizmet Vakfı İcra Kurulu Üyesi ve Türk-Filipin Dostluk Vakfı Başkanı Dr. Mehmet Rıza Derindağ eşlik etti

336516

Hüsnü Ağabeyi resepsiyonda gören bazı gazeteciler heyecan içerisinde  “Hüsnü Ağabey sizin burada olmanızın bambaşka bir manası var yeni Türkiye’nin inşası ve yeni Cumhuriyetin asli sahiplerinin devletin başında olduğunu gösteriyor.Sizi burada görmek çok sevinç ve umut verici” dediler.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Sanatçı Yavuz Bingöl, Gazeteci Turgay Güler ve Erkan Tan gibi bir çok sima Hüsnü Ağabey’e  “Bugün sizin burada 15 Temmuz sonrası ilk resepsiyona katılmanız, milleti ve milletin dinini temsilen bulunmanız başta Sayın Cumhurbaşkanımız olarak hepimize manevi güç veriyor  ve sevindiriyor “ dediler.

Hüsnü Ağabey sayın Cumhurbaşkanımızla da, bir müddet görüştüler. Ve şöyle söylediler Zat-ı Alilerine;

“15 Temmuz’da bir vatansız güruh sizi ve memleketi tar-u mar etmek istedi, sizin dirayetiniz ve milletin cesareti darbeyi başlarına geçirdi elhamdülillah.

Yeni bir devir açıldı, yeni bir istiklal mücadelesi verildi, siz de bu muvaffak olan milletin başkanı ve başında oldunuz. Sizi yürekten tebrik ederim” 

Meclis Başkanımız İsmail Kahraman ise Hüsnü Ağabeyi görünce; “Bakın bakın Hüsnü Ağabey, Bediüzzaman’ın hayattaki son varisi, bugün burada yani millet burada” diyerek İki defa sarıldı, başından, yüzünden öptü ve döndü seslice “Hüsnü Ağabey burada” diye seslendi.

441747

Genel Kurmay Başkanımız Hulusi Akar Komutanımızla ise biraz daha uzun bir musahabe cereyan etti. Hulusi Akar Hüsnü Ağabeye “dua edin, dua edin lütfen”diye ricada bulundu, Hüsnü Ağabey de ;

Ben Bediüzzaman’ın talebesiyim. Ordu ile alakadarız. ( Hulusi bey burada iyice Hüsnü ağabeye yaklaşıp hafifçe eğilerek dinlemeye başladı) Sizin bu nazik zamanda vazifeniz gayet ehemmiyetli, biz de hariçte ve dahilde Cenab-ı Hak sizi muzaffer etsin, küffarı perişan etsin ve sizleri de muhafaza etsin diye hep Peygamber Ocağına ve Mehmetçiklerimize dua ediyoruz” diye ifade buyurdular.

Ayrıca Hüsnü Ağabey Genel Kurmay Başkanına bu sıkıntılı zamanda Reis-i Cumhurumuz ve hükümetimiz ve milletimizin yanında olmalarından duydukları memnuniyetlerini ifade ettiler.

530013

Süleyman Soylu Bey de “İşte Hüsnü Ağabey burada” diyerek sevinçle, tekrar tekrar Hüsnü ağabeye sarılarak “Ağabey bize dua et, ağabey dua et” diyerek“İşte Nur talebeleri, işte devletine hükümetine sahip çıkıyor, tankları durduranlar burada” diyerek bu ziyaretten memnuniyetlerini ifade ettiler.

Başbakan yardımcısı Nurettin Canikli’de Hüsnü ağabeyin görüştüğü simalar arasındaydı.Hüsnü ağabey zor bir dönemden geçildiğini ifade ederek başarılar diledi.

Hizmet Vakfı İcra Kurulu Üyesi ve Türk-Filipin Dostluk Vakfı Başkanı Dr. Mehmet Rıza Derindağ’da Cumhurbaşkanı Sözcüsü ve Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Kalın beye ile görüşmesinde şu şekilde ifadelerde bulundu;

“Biz hakiki dindar nur talebeleriyiz, asli unsuruz, anadoluyu değil, hatta misak-i milliyi değil tüm alem-i İslamı ihata edecek ve etmesi gereken, nezaret edecek ve etmesi gereken, himayet edecek ve etmesi gereken bir mananın sizler varislerisiniz bu külliyenin damı altında.

O zaman yaşasın cumhuriyet, yaşasın cumhur-u mü’minin reyleriyle seçilen reisi cumhurumuz. Manasız isim ve resimden manidar bir manaya tebeddül eden Cumhuriyeti mütalaa etmeli.

Siz buna ikinci cumhuriyet deyiverin, yeni cumhuriyet deyiverin, ne nam olursa olsun, manası tahakkuk etsin, o mana halkın iradesinin idareye tecellisidir.”

———————————–

Bu vesile ile  üstadımız Bediüzaman Said Nursi hazretlerinin Cumhuriyet hakkındaki ifadelerini de tekrar hatırlayalım.

Benden sordular ki: “Cumhuriyet hakkında fikrin nedir?” 

Ben de dedim:  Yaşlı mahkeme reisinden başka daha siz dünyaya gelmeden benim dindar bir cumhuriyetçi olduğumu elinizdeki tarihçe-i hayatım ispat eder.

Hülasası şudur ki: O zaman, şimdiki gibi, hali bir türbe kubbesinde inzivada idim. Bana çorba geliyordu. Ben de tanelerini karıncalara veriyordum. Ekmeğimi onun suyu ile yerdim.Benden sordular, ben dedim: Bu karınca ve arı milletleri cumhuriyetçidirler. Cumhuriyetperverliklerine hürmeten, taneleri karıncalara veriyorum.

Sonra dediler: “Sen Selef-i Salihine muhalefet ediyorsun.” 

Cevaben diyordum: “Hulefa-i Raşidin; hem halife, hem reisicumhur idiler. Sıddik-ı Ekber (r.a.) Aşere-i Mübeşşereye ve Sahabe-i Kirama elbette reisicumhur hükmünde idi. Fakat manasız isim ve resim değil, belki hakikat-i adaleti ve hürriyet-i şer’iyeyi taşıyan mana-yı dindar cumhuriyetin reisleri idiler.” 

Hürriyet-i vicdanı esas tutan Hükumet-i Cumhuriyenin, elbette bu milletin milyarlar ecdadının ruhları bağlandığı bir hakikata ve onun yolunda dünyaya meydan okudukları ve iman-ı tahkikiyi galibane felsefeye karşı isbat eden bir eseri ve hadimlerini himaye etmek, ehemmiyetli bir vazifesidir.

Yoksa o zaif hadimin ellerini bağlayıp, binler düşmanlarını ona saldırtmaya, hiçbir vecihle o cumhuriyetin düsturları müsaade etmez. Cumhuriyet beni dinleyecek diye şekvamı yazdım. Evet “Hasbünallahü ve ni’melvekil” derim.

Said Nursi

Yeni Yazı Paylaşılınca Haberdar Ol

E-mail adresinizi gönderin paylaşımlardan haberdar edelim

Diğer Paylaşımlar

Genel

TEŞRİK TEKBİRİ

Teşrik, doğuya doğru gitmek, parlamak, eti güneşe sermek demektir. Teşrik tekbiri, Kurban Bayramı günlerinde farz namazlardan sonra getirilen tekbirlerdir. Kurban Bayramının ilk gününe “yevm-i nahr”, diğer üç güne ise “eyyâmü’t-teşrîk (teşrîk

small_c_popup.png

İletişime Geç

Bilgi al, soru sor, tavsiyede bulun